Kapat

Solow Büyüme Modeli II

Anasayfa
Ekonomi Solow Büyüme Modeli II

Durağan Durum Dengesi

Solow modelinde, uzun dönemde meydana gelen dengeli veya kararlı büyüme durağan durum olarak ifade edilir. Durağan durumda, işçi başına düşen sermaye miktarı sabittir. Bu nedenle kişi başına düşen sermayenin bir fonksiyonu olan, kişi başına çıktıda sabit olacaktır.

Durağan durumu şekille anlatabilmek adına, işçi başına düşen sermayenin sabit olması demek, sermaye stokunda herhangi bir değişiklik olmadığı anlamına gelir.

Bu durumda, ∆k = 0 olacaktır. Bu bilgi veri olarak kullanılıp Solow denkleminde yerine yazılırsa:

∆k = sf(k) – (d+n)k

0 = sf(k) – (d+n)k

sf(k) =(d+n)k

Solow denkleminde elde edilen bu denge, gerçekleşen yatırımların (sf(k) = sy = i), işgücüne yeni katılanlar (nk) ile sermayenin yıpranma payını giderecek (dk) olan gerekli yatırımlara eşittir. Sermayenin yıpranma payı amortisman olarak da ifade edilir. Durağan durum dengesi grafiği şu şekildedir:

Durağan Durum Dengesi

Ekonomi durağan durumda iken işçi başına sermaye miktarı k* ve işçi başına çıktı miktarı y* sabittir. Durağan durum dengesine ulaşan ülkeler, kişi başına sermaye miktarlarını arttırsalar dahi çıktı düzeyi gerçekleşmez. k0 ve k1 gibi dengenin dışındaki durumlar, uzun dönemde tekrar dengeyi sağlarlar. Böylece Solow modele göre, uzun dönem büyümenin kaynağı sermaye birikimi değildir. Büyümenin kaynağı teknolojik gelişmelerdir.

Solow modelde sermaye birikimin altın kuralı denilen bir serviye bulunmaktadır. Bu seviye ile kişi başına sermaye, çıktı ve tüketim düzeyinin maksimum olması amaçlanır. Bu nedenle, maksimum tüketim seviyesine ulaşan durağan durum noktası, sermaye birikiminin altın kuralı olarak adlandırılır. Bu noktadan sonra sermaye stokunda meydana gelen artış, tüketim düzeyini azaltacağı için tercih edilmez.

Solow büyüme modelini özetlemek gerekirse, tasarruf artışlarının kısa dönemde ekonomik büyümeyi sağladığını ancak uzun dönemde durağan durum düzeyini etkilemediğini savunur. Bu modele göre büyümenin öncüsü teknolojik gelişmelerdir. İşçi başına çıktı miktarı teknolojik gelişme oranı kadar artar.

Solow modelinin eleştirildiği alanlar şunlardır: Büyümenin nedeni olarak teknolojik gelişmeleri gösterse dahi bu veriyi dışsal olarak kabul ettiği için etkileri tam olarak ölçülememektedir. Üstelik modelde gerçekleşeceği düşünülen yakınsama hipotezi, gerçekte anlatıldığı gibi değildir. Kişi başına milli gelirleri düşük olan ülkeler, her zaman gelişmiş ülkeleri yakalayamaz. Bunun nedeni her ülkenin farklı karakteristik yapıları, farklı politikaların uygulanması gibi çeşitli kaynaklardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Yazılar

DAHA FAZLA GÖSTER